Türkiye Çeçen Komutanı Eliyle Ölüme Gönderiyor!
Tüm münafıkları diğer zalimlerden daha şiddetli bir yakarışla Rabbimin Kahhar sıfatına havale ediyorum! Kursağımda düğümlendi her şey.
Ey Bir Habeş kralı kadar olamayan ülkenin yönetici konumundaki insanları, bari bir Ebu Cehil kadar mert ve onun kadar samimi olun küfrünüzde ki sizin kimliğinizi net bir şekilde bilelim...
Kardeşlerim sizleri alttaki linkten Akp'ye tepki yağdırmaya davet ediyorum.
Rabbim'in bu etkinliği bir fiili dua olarak kabul etmesini ve tesirli kılmasına duacıyım.
*linki tıkladığınızda isim ve şifre istiyor bazen, o takdirde adres kısmındaki urln'in sonunda çıkan (noktayı) silip tekrar sayfayı yenilemeniz gerekiyor.
Ayrıca dileyenler Face Book'ta
"Çeçen Komutan Abdulazimov'a Sahip Çıkalım!"
başlığı altında düzenlenen etkinliğe katılabilirler, katılım için tıklayınız:
Türkiye’deki Çeçen Komutanın Çığlığını Duyalım!
Katil Dostum’a evsahipliği yapan Türkiye, mağdur Çeçenleri sınırdışı ediyor. İki Çeçen komutanın ölümünden sonra bu kez Çeçen bir komutan Rusya'ya teslim edilmek üzere zorbaca havaalanına götürüldü... Abdülazimov, Moskova’ya gönderilirse öldürülebilir!
*Özgün İrade:
"Anladığım kadarıyla durum şu: Rus gizli servisi KGB, Başakşehir'de 2 Çeçen Komutan'ı şehid edince ve bu haber ülke çapında duyulunca, Türk İstihbaratı KGB'ye fena halde kzıdı. KGB de ya bunları bize verin ya da burda öldürmeye devam ederiz dedi... İçişleri Bakanlığımız da maalesef 1.yolu seçmiş."
Çeçenistan'da Ruslara karşı savaşan Çeçen Komutan İmran Abdülazimov, İçişleri Bakanlığı'nın kararı ile Rusya'ya teslim edilmek istendi. Havalimanına getirilen Abdülazimov, pasaportunu yırtarak Moskova'ya gitmek istemediğini söyledi. Yere yatırılarak kelepçelenen Abdülazimov, pasaportu yırtılınca tekrar Yabancılar Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.
Edinilen bilgiye göre, Ruslara karşı Çeçenistan'da savaştığı sırada yaralanan İmran Abdülazimov (50), Azerbaycan'a yerleşti. Ailesiyle birlikte burada kalan Abdülazimov, 2002 yılında tedavi amacıyla ilk defa Türkiye'ye giriş yaptı. 10 gün Türkiye'de kalan Abdülazimov, tekrar Azerbaycan'a geri döndü.
Türkiye'de yaşamaya karar veren Abdülazimov, 2008 yılı Mart ayında Türkiye'ye giriş yaparak oturum izni aldı. Abdülazimov, ailesini de 2008 Mayıs ayında İstanbul'a getirerek Başakşehir'de yaşamaya başladı. Son günlerde İstanbul'da Çeçen komutanlara yönelik suikast girişimleri üzerine İçişleri Bakanlığı, 31 Ekim 2008 tarihinde Abdülazimov'un oturum iznini iptal etti. 29239/179709 sayılı İçişleri Bakanlığı'nın kararında, Abdülazimov'un sınır dışı edilerek Rusya'ya gönderileceği ifade edildi. Bunun üzerine polis, 19 Kasım 2008 tarihinde Abdülazimov'u "Polis merkezine gideceğiz, birkaç sorunun ardından serbest bırakacağız" diyerek gözaltına aldı. Emniyette ifadesi alınan 4 çocuk babası Abdülazimov, Kumkapı'daki Yabancılar Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

İmran Abdülazimov, bugün sınır dışı edilmek üzere iki sivil polis eşliğinde Atatürk Havalimanı'na getirildi. Pasaportunu vermek istemeyen Abdülazimov, polislere direndi. Bağırarak Moskova'ya gitmek istemediğini söyleyen Abdülazimov, pasaportunu yırttı. Polisler de, Abdülazimov'u yere yatırarak kelepçe taktı. Gözaltına alınan Abdülazimov, önce Havalimanı Polis Merkezi'ne, ardından da tekrar Yabancılar Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.
Bu arada, Çeçen komutanın eşi Ayzen Abdülazimov, Mirana (17), Nura (11), İslam (10) ve Meryem (3) isimli çocuklarıyla beraber eşini görmek için Atatürk Havalimanı'na geldi. Babasının serbest bırakılmasını isteyen Mirana, Türkiyeli yetkililerden yardım edilmesini istedi. Babasının Rusya'ya teslim edilmesine karşı çıktıklarını belirten Mirana, Türkiye'de yaşamak istedikleri ifade etti.
Çeçen komutanları kim öldürdü?
Aileyle beraber havalimanına gelen Mazlumder yetkilisi Nuray Canan Bezirgan da, İmran Abdülazimov'un ciğeri ile dalağının bulunmadığını ve tedavi edilmesi gerektiğini söyledi. Bezirgan, Abdülazimov'un hiçbir gerekçe gösterilmeden evinde gözaltına alındığını belirterek, Abdülazimov'un Rusya'ya teslim edilmesinin ardından öldürüleceğini ima etti. Bezirgan, İstanbul'da öldürülen iki Çeçen komutan ile Abdülazimov'un bir ilgisinin olup olmadığını bilmediğini söyledi.

"Eşimi neden sınır dışı etmek istiyorsunuz"
Eşi ve 4 çocuğu, İmran Abdülazimov'un Rusya'da öldürüleceğini söyleyerek gözyaşı döktü. İki amcasının Rusya'da öldürüldüğünü söyleyen Milana, babasının da aynı şekilde öldürüleceğini öne sürerek, kararın engellenmesini istedi. Ayzan Abdulazimov ise eşinin neden sınırdışı edilmek istendiğini bilmediğini söyledi. Öte yandan, Abdülazimov'un eşi ve 4 çocuğunun Türkiye'de oturum izninin devam ettiği belirtildi.-Haksözhaber
''Dildeşinden ayrı düşen yüz türlü nağmesi de olsa; dilsizdir!'' Yol Düşleri




Ey çocuk yüzün farkındalık kokuyor ve duruşun cennetten bir fidan vakarında.

Konu: Üzgünüm
Can kardeşim, ben kendi sınırlarımı kabul edeli çok oldu. Bu işleri organize etmek, yol göstermek çok vakit ve emek harcayan işler. Çok ihlas ve samimiyet gerekiyor. Sağlam bir irade ve analizci bir akıl istiyor. Ben sadece size dışarıdan yaptığım bir tespiti bildirmek istemiştim. Ve ümit ettim, belki de vesile olur, bu kabiliyetlere sahip birkaç kardeşimiz, yardım, destek faaliyetlerine öncülük eder…
Yanıtınızı okuyalı çok oldu. Doğrusu ne cevap vereceğimi şaşırdım biraz. Gözlerim de doldu sizin çabalarınıza. Rabbim sayılarınızı artırsın, hayırlı hizmetlere vesile kılsın sizleri inşallah. Şu günlerde, aldığımız haberlerden de, zaten ardı arkası kesilmeyen her türlü zulümden de iyice yorgun düştü yüreğimiz. Rabbim yar ve yardımcıları olsun inşallah
Ben de sana Akif in dizeleriyle iştirak edeyim;
Ağlarım anlatamam, hissederim söyleyemem,
Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bizarım
Üzgünüm, o kadar üzgünüm ki diyebiliyorum işte,
o canların ızdırabının şiddetinden bi haber
Yaşamayan bilmezmiş
***
Dilsizmütercim:
Can kardeşim herkesin mücadele yolu, bu yoldaki nasibi farklı. Hiçbirini azımsayamayız diye düşünüyorum. Kendinize haksızlık etmeyin. Siz de bu yolda Kudüs Ebrarlar, Zeynepler, Ebuzerler yetiştirenlerdensiniz inşeallah.
Şayet bu zalim sistemler Filistinde üniversite gençlerini zorla toplayıp kısırlaştırcı kimyasallar veriyorlarsa, başka yerde Eskimoların çocuklarını sistematik olarak aynı zulme tabi tutup kısırlaştırılıyorsa, evlat yetiştirmek hem de bilinçli olarak bir direniş nesli inşa etmek, yetiştirmek zalime karşı çok sağlam bir direniştir. Burda daha fazla yazamayacağım, yüreğim elvermiyor. Ama emekleriniz hiç de yabana atılamaz. Selam ile yüreğinizden öpüyorum.
Düzenleyen dilsizmutercim gün: 30/12/2008 saat: 21:13
Bağlantı »
Konu: azize
...
-nihayetinde az kahır çekmedi...
gözden kaçmış, sağolasın kardeşim.
Düzenleyen dilsizmutercim gün: 30/12/2008 saat: 05:25
Bağlantı »
Konu: Rabbim yardımcıları olsun...
bu olaydaki ve takip ettiğiniz diğer yaşanmışlardaki hassasiyetinizi ve tepkinizi anlayabiliyorum. Şahsım olarak şunu düşünüyorum; tüm bu kişiler, elini taş altına koyanlar, bir yola baş koyanlar, öne çıkanlar, öncü olanlar bazı bedelleri göze alıp da ortaya çıkıyorlar. Ya da ortaya çıkmalılar. Bugün ya da yarın, geçmişte ya da gelecekte... Samimiyetle yola çıkanların Rabbim yar ve yardımcıları olsun. Yavuz Sultan Selim, Şah İsmaille yapacağı savaştan önce gönderdiği mektubunda diyor ki, Serverlik sevdasında olanların, kılıç ve teberden korkusu olmamak lazım gelir!
Şunu gözden kaçırmamamız gerekiyor. Bu insanların ardında birileri var zaten. Bir şekilde seslerini duyuruyorlar. Ya sessiz sedasız çile çekenler?.. Bizim cidden bir yaraya merhem olabileceğimiz, halen bu fırsata sahip olduğumuz ihtiyaçlılar var. Şu an Türkiyede, özellikle de İstanbulda sefalet içinde yaşayan binlerce Çeçen kardeşimiz var. Şu ana kadar onların ne kadar yanında, yakınında olduk? Hangi dertlerinin dermanına vesile olduk? Yaptıklarımızla dişe dokunur, göze gelir, hayrı olur cinsinden faaliyetler içine girmek, bana göre daha makul , mantıklı ve fayda verir eylemler olacaktır
Tarihimize baktığımızda; Mehmet Akif Ersoy'un, o milletine, vatanına yüreklerimizi coşturan, gözlerimizi dolduran muhabbet dolu şiirini hediye edip, karşılığında bir kuruş dahi almaya haya eden kıymetli şahsın geride kalan emanetlerinin yokluk ve açlıkla imtahanlarına şahit oluyoruz. O zaman biz neredeydik? Kim onların sesi sedası oldu? Kim bize onların acısından haber verdi? Her yerde, her okulda, her zaman dillerde olan marşımızın, bize emanet kalan bir kaç yadiğara kol kanat gerdirmeye gücü yetmedi maalesef. Bu onların arkasının olmamasından, şahsiyetlerinin onur ve vakarından kaynaklanan bir durumdur bence. Bu misali de örnek göstererek, bu işlerin öyle göründüğü kadar ayan, açık, kolay işler olmadığını bir kez daha tekrarlamak istiyorum.
Bu şekilde ben bir şey yaptım işte diyerek yüreklerimizi soğutup, manevi tatminler yaşayacağımız davranışlar yerine; kalıcı, somut faydalar elde edilecek eylemler içine girmek daha faydalı geliyor bana. . Gücü yetenin, ortaya çıkanın bu tür bir faaliyetle destek araması çok daha samimi ve mantıklı bir davranış olacaktır kanaatindeyim.
Rabbim yardımcısı olsun! Allah kolaylık, sabır versin kendisine ve yakınlarına. Bunu yürekten diliyorum.
Siz benim için kıymetli bir cansınız. O yüzden çağrılarınıza tepkisiz kaldığımı, kulak asmadığımı ya da geçiştirdiğimi düşünmenizi istemem. Biraz da bu sebepten bu açıklamayı yapma ihtiyacı duydum. Şahsınıza samimi muhabbet ve selamlarımı gönderirim...
Yavuz sultan selim, Şah İsmaille yapacağı savaştan önce diyor ki, Serverlik sevdasında olanların, kılıç ve teberden korkusu olmamak lazım gelir! diye mektubunda yazdığı bilinir.
***
Esselam can kardeşim,
söylediklerine katılıyorum. Gazze de dahil olmak üzere pek çok eylemimiz derinlik, hacim ve sürekliliğie muhtaç. Bu da hayli can yakıyor. Fakat malesef işin "nasıl"ı konusunda tıkanmalar yaşıyoruz.
Bununla birlikte üzülerek bir konuya daha temas etmek istiyorum.
"Şunu gözden kaçırmamamız gerekiyor. Bu insanların ardında birileri var zaten. Bir şekilde seslerini duyuruyorlar." demişsiniz. Kanaatimi bu yazıya mevzu bahis olan Abdulazimov kardeşimizin örneği üzerinden anlatabilirsem, malesef ifade ettiğiniz şekliyle bu kardeşlerimizin arkasında bulunan yahut bulunmaya çalışanlarla, ülke yetkililerimizin kabul buyurduğu referanslar pek örtüşmüyor. Demem o ki, hal böyle olunca şayet bu Çeçen kardeşimiz bir buçuk ay kadardır göz altında tutulduğu halde bu olay medyaya ve bize sınır dışı edilmeye çalışılırken intikal ediyorsa burda hala bir irtibatsızlık ve sakatlık var demektir. Çok geç kalınmış bir durum. Şayet kardeşimiz pasaportu yırtmasaydı sınır dışı edildikten sonra haberimiz olacaktı. Bu yüzden mazlum kardeşlerimizin arkasında Rabbimizn yardımına vesile olacak bizlerden başkası pek görünmüyor ortalarda.
Alternatifinize gelince sonuna kadar size katılıyorum. Ben yakinen bir tek Etiler'deki Çeçen kampını biliyorum bir de Bursa'daki bazı kardeşlerimizi. Şöyle yapalım isterseniz; siz bana muhtelif yerlerdeki Çeçen kardeşlerimizin adreslerini ulaştırırsanız ben de az da olsa düzenli olan bir organizenin var olan kollarına bir yenisini eklemeye çalışayım. Özellikle farklı bir ortamda oluşturduğumuz etkinlik katılımcıları hayli büyüyor. Birbirlerinden habersiz lokal çalışmalar yapan Kafkas kökenli kardeşlerim ve diğerleri ne yapabiliriz diye soruyorlar. Ben de yönlendirmeye vesile olabilirim bu anlamda inş.
Selam ve samimiyetle...
Düzenleyen dilsizmutercim gün: 28/12/2008 saat: 21:19
Bağlantı »
Konu: Daha ne kadar alçalabiliriz ki...
Bağlantı »
Konu: ÇEÇEN KOMUTANIN TESLİMİ
BİZ NASIL BİZE SIĞINANI TESLİM EDERİZ AMAN DİLEYENE TEKME ATARIZ BUMUYUZ BUKADAR GAFLET İÇİNDEMİYİZ BUNUN HESABINI NASIL VERİRİZ AMA BEN BUNUN HESABINI VERENLERDEN OLMAMAK İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPICAM AİLESİ DİYORKİ MOSKOVADA ONU ÖLDÜRECEKLER KEŞKE ÖLDÜRSELER AMA ÖLDÜRMEZ TÜRLÜ İŞKENCELER BİLE YAPARLAR EĞER SUÇLUYSA BURDA YARGILANSIN NEDEN HAYİNLERİN ELLERİNE TESLİM EDİLİYORLAR RUSLARKİ BİZİM AP AÇIK DÜŞMANIMIZ VE HERZAMAN DESTEK
ÇİNİZİM
dilsizmütercim: kıymetli kardeşim; bir sonraki selamınızda küçük harfleri kullanırsanız hem okumamız kolaylaşır hem de sesimizi yükseltmekten çok sözümüzü yükletmeyi önemsediğimiz aşikar olur. teşekkür ederim şimdiden, selam ile...
Düzenleyen dilsizmutercim gün: 28/12/2008 saat: 21:28
Bağlantı »
Konu: Başlıksız Yorum
en güzeli, f.koru@yenisafak.com.tr adresinden fehmi koru'ya ulaşmak.
tesiri Allah'tan.
Bağlantı »
Konu: Saf Hüzün
Şahsım adına net ifadelerle talep ve tenkidi aynı anda içeren bir yazıyı AKİM: Ak Parti İletişim Merkezi linki aracılığıyla, İç İşleri, Dış Işleri ve Tayyip Erdoğan başlıklarına gönderim.
"Ağlarım anlatamam hissederim söyleyemem/ Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarım!"Mehmed Akif Ersoy
Düzenleyen dilsizmutercim gün: 27/12/2008 saat: 05:21
Bağlantı »