< Sarmaşık Sabrı - Tek kişilik gizli empatik örgüt! Bir delinin akıllıca sözleri ve bir akıllının delice düşleri! - Blogcu





"İsterler ki kağıtlarına sığsın düşüncelerim, saksılarına duygularım!" "Oy kullanma hakkının bir şeyleri değiştirmesi mümkün olsaydı çoktan yasaklanmış olurdu!"

2/8/2009

Sarmaşık Sabrı


-Zaman mekana yazılan külliyat- Razı olacağın bir kadere mürekkep kıl Rabb.

Çocukluğumda bahçemizde biten yabani sarmaşıklar bir ara öyle bir hal almıştı ki, babamın ve bizim emeklerimizle binbir zahmetle yeşeren onca yedi veren gül ve pek çok çiçeği gölgede bırakacak bereket ve gürbüzlüğe ulaşmışlardı. Bu yabani, bol çiçekli sarmaşıklar için duvarlarda ve balkonda göğe doğru uzanan onlarca ufak ip germiştik. Bazı çiçeklerin boyu, boyumu aşardı. Çocukluğumun buruk demleriyle, sevinçleri başa baş gitse de güzel günler geçirdim merdiven demirlerine sarılmış güllerin kokusu hala burnumda tüten o bahçede.

Geçenlerde ihtiyacım olan birkaç parça eşyayı almak için bir marekete gittiğimde işte çocukluğumun mütebessim simasına sarılıp orada öylece kalmış yaban sarmaşıklarının tohumlarına rastladım. Olan her renginden aldım elbette hemen. Yaşadığım ev pek güneş görmediğinden ve de busarmaşık yapısı itibariyle yaban, hoyrat yerleri sevdiğinden tohumlardan odamdaki saksıya ektiklerim kuruyup gitti. Kalan tohumlardansa apartman girişindeki bahçe ve bir büyük saksı nasiplendi. Bir müddettir hayretle yaşam mücadelelerini izlemekteyim.

Sarmaşığın kaderi sarılmak. Tohumun ki çatlamak. Toprağınki sürülmek, sarılmak, bağrına basmak. İnsan bazen bunların hepsini eş zamanlı barındırabiliyor varolmaklığında. Evet, sarmaşığın kaderi sarılmak ama, ya sarılacak, ona yolunda ilerlemeye yoldaşlık, köprülük edecek bir urgan, bir duvar bir gövde yoksa? Yahut da toprak kuraksa?

Allah öyle latif ki, hiçbir tohumun içindeki o çatlamaya iç geçiren, sabırsızlanan, Rabbin varlığına şahitlik etme uhdesini zayi etmek istemiyor. Bir kaya üzerine, bir beton yarığına, çok sulak olduğundan oksijensiz bırakan yahut da en kurak toprağın bağrına düşen hiçbir tohumu unutmuyor. Ona kaderinden pay aldığı ortama baş edebilecek metaneti, kabiliyeti, direyeti kodluyor. Tohumun yüreğine bu umut ve azmi ekiyor. İşte bu yabani sarmaşık da bunlardan biri. Gördüm ki tutunacak bir şey olmadığından, önce bol yapraklı ve çiçek açmaya hevesli dallarının sarılması için düz ve daha güçlü dallar filiz veriyor. Sonra bu dallar birbiri etrafında dolanıp, olduklarından daha kuvvetli bir kuvvete ulaşıyorlar. Ardından yapraklı dallar bu uzantılara sarılmaya başlıyor. Ve bu böylece sürüp gidiyor. Muhtemelen bu dallar etraftaki bir ağaç dalına, bir duvara ulaşana dek bu latif direniş hali devam edecek.

Yalnız bir hakikat daha var ki, o da köklerin bu dayanak dallarına takat olmaktan, dalların çiçek açmaya fırsatları henüz olamıyor. Şimdilik saksıdaki diğer çiçeklerin gölgesine saklıyor boynu bükülüğünü. Kendimi özleyip, hayataki bazı zorlukları yeni/den birer tohum yapmaya çalıştığım bu günlerde, hayatıma dair çok şey buldum bu yaban sarmaşığında.

Koruyup, gözeten, başı boş bırakmayan, öğreten Rabbin içimdeki bir kuruyup bir çağlayan umut kaynaklarına lütuf ve keremiyle böylesi vesilelerle sondajlar vurmasına hayranım. O'na yeryüzünün tüm toprak altı suları miktarınca şükrolsun. Yeraltı sularından çok daha fazla miktarda umut ve sabrı ruhumuzun demirine içiren Allah'a hamdolsun!

Ey sadırlardakileri bilen ve inşirahı bizlere yokluğunda eksikliğini hissedemeyecek kadar acizken, bir serinlik olarak lutfeden Rabbai! Bize lütfettiğin, varlığımıza ektiğin ve varlığımızla hayatta yeşertmek istediğin hayır tohumlarını layıkıyla yolunda değerlendirmeyi nasip eyle. İster istemez kendi ellerimizle yahut bağrına düştüğümüz toprakların verimsizliği, hoyratlığı yüzünden tohumlarımızı, göğe uzattığımız dallarımızı, budaklarımızı, meyveye durmaya iç geçiren yürek çiçeklerimizin zayi olmasına mani ol Rabbim. Bu yolda fiili dualarımızın hakkını vermeyi bize kolaylaştır. Daha nice tohumlara, tomurcuklara yolunda bereketli bir toprak, kardeşane bir bağır olmayı nasip eyle bize. Varlığımızı bereketlendiren ameller, anlamlarından hayırlı manalar giydir.

Bizlere pek çok kapılar açmaktasın. Bazen bize düşen tek şey bu aralık kapılardan içeri girebilecek kadar bir eylem. Fakat öyle yoruluyoruz, öyle yoruyoruz ki birbirimizi bazen bu kadarlık bir adıma bile takatimiz olmuyor. Pek çok tutunacak dal da olsa bir yerden sonra bir tek senin elinin tutuşuna, senin yüreklerimizden kavrayıp kaldırmana muhtacız Rabbim! Tüm dağılmışlıklarımızı aczimizle sana havale ediyoruz, sen topla dağılan yüreklerimizi, hayatlarımızı./Amin

Dilsizmütercim

free page hit counter
''Dildeşinden ayrı düşen yüz türlü nağmesi de olsa; dilsizdir!'' Yol Düşleri
YORUMunuz için :: Paylaşmak için

3 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: | Tarih: 2009-09-13 18:01:08
    Konu: Rabbimin selamı ile.ozan
    Böyle itirazsız gittim o en uzak ülkeye. Bir daha dönüş olmasın diye yolları tahrib ettim, tahrib edemediğimi de bilerek istereyerek unuttum, zihnimden siliverdim. Bir lügat ihlaliyle attım bütün köprüleri. Artık konuştuğum kelimelerin genel geçer lisanlarda karşılığı yok. Saçma? Saçma gibi görünen şeyin bütün karşılığı Nihade'de geçerli. Karanlıklara böyle karıştım. Derin denizlerin dibine böyle indim. Okyanusun zeminine dokundu ayaklarım. Sisin arkasına böyle sığındım. Buzdağının arkası. Görünür yanımdan daha büyük olan görünmez yanımı suyun altında böyle sakladım.

    Daha evvel vardı elbet, ilk değildi. Lâkin bu, vurup da bırakmayanı, alıp götüreni. Sessizce vuruyordu. Aniden oluyordu. Hiç beklenmedik zamanlarda, bazen geliyorum, diyordu. Ama çok defa haber bile vermiyordu. Ben şimdi okyanusun dibinde kavkısı kırık deniz kabuğu. Derin akıntılarla bir o yana bir bu yana yalpalayan su yosunu. Yorumu, yaşamamış kimselere mümkün değil, kelimesi lisanlarda muhtelif. Orada ben şimdi bambaşka bir haldeyim. Canımın acımadığı yerdeyim. Bambaşka bir Nihade'yim.

    ...

    Halimin özeti, taşıyamadığımdan kaçışımdır benim. Şimdiden sonra bir rüyadayım ben. Rüya gerçeğin sılası. Başka türlü nasıl tahammül edilir gerçeğe, bilmiyorum ki ben.


    Düzenleyen dilsizmutercim gün: 16/9/2009 saat: 17:46

    Bağlantı »

  2. Yazan: yunusemremantas | Tarih: 2009-08-07 01:22:34
    Konu: s.a.
    yuregine saglik...

    Bağlantı »

  3. Yazan: sükuti | Tarih: 2009-08-03 09:05:55
    Konu: sabır ayetleri

    Selam,

    Rabbin sarmaşık ayetine Rabbin kitabi bir ayetiyle atıf yapayım:

    "Muhakkak ki ölüm tehlikesiyle ve açlıkla, dünya malının, canın ve [alınteri] ürünlerinin kaybı ile sizi sınayacağız. Ama zorluklara karşı sabredenlere iyi haberler müjdele; ki, onların başına bir musibet gelince, "Doğrusu biz Allah'a aitiz ve muhakkak O'na döneceğiz!" derler. İşte Rablerinin nimetleri ve lütfu onlar içindir ve doğru yol üzerinde olanlar işte onlardır!" 2/155-157 (M.Esed çevirisiyle)

    Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »