http://www.fileden.com/files/2007/2/25/821027/sadik%20g%C3%BCrb%C3%BCz_pencere.mp3< Rus Ruleti ve Türkiyedeki Demokrasi Arasında Yedi Müşterekliği B - Tek kişilik gizli empatik örgüt! Bir delinin akıllıca sözleri ve bir akıllının delice düşleri! - Blogcu





"İsterler ki kağıtlarına sığsın düşüncelerim, saksılarına duygularım!" "Oy kullanma hakkının bir şeyleri değiştirmesi mümkün olsaydı çoktan yasaklanmış olurdu!"

17/7/2007

Rus Ruleti ve Türkiyedeki Demokrasi Arasında Yedi Müşterekliği B



Uzun zamandır gözlerimi tavanda bir noktaya dikerek "Rus Ruleti" ile Türkiye'deki siyaset, seçimler arasındaki benzerlikleri kafamda canlandırmaya çalışıyorum. Tıpkı iki benzer karikatür arasında 7 aynı noktayı bulmak gibi...

***

Vaktiyle bir kavmin başına cani bir dev musalat olmuş. Çevresinde yaşayan halkın canını yakıp, düzenlerini bozuyor, canlarını alıyor, onlara zulmediyormuş. Senelerdir köylerde kasabalarda ne kadar civanmert, gözüpek delikanlı varsa hepsi sırayla canavarı öldürmek, ondan kurtulmak için yollara vurmuşlar kendilerini. Ama içlerinden hiçbirinden bir daha haber alınamamış. Gidenlerin gelmemesinin yanında devin zulmü de gün be gün artıyormuş. Yine bir gün aralarından bir delikanlı aynı yola baş koyup canavarın yanına doğru yol alırken halktan biri bu işin nedenini merak edip gizlice yiğidin ardına düşüp olanları gözleriyle görmek istemiş. Birçokları gibi bu genç de canavarla yüzleşmiş ve uzun bir boğuşmadan sonra devi alt edip, öldürmeyi başarmış. Aniden beklenmedik bir şey olmuş, devi öldüren genç, daha canavarın bedeni yere düşerken eskisini aratmayacak bir canavara dönüşmüş, tıpkı gidip dönmeyen diğer delikanlılar gibi....

free page hit counter
''Dildeşinden ayrı düşen yüz türlü nağmesi de olsa; dilsizdir!'' Yol Düşleri
YORUMunuz için :: Paylaşmak için

1 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: http://www.haksozhaber.net/ | Tarih: 2007-07-21 02:26:29
    Konu: Daha evvel bu bloğun okuyucularını dilsizmütercimin şahsında sitedeki istişarelere davet etmiştim; bazı istişarelerden kısa kısa notlar:
    şeçim konusunda "ehven-i şer"i nasslaştırdıysak "40 yıl"lık süreçte, o şer'de hayır olmaz, şer olarak bakidir kanısındayım..

    o nehirden gecmek o sudan da icmemek lazim.

    oy vermeme toplumsal bir muhalefete dönüşürse bir anlam kazanacağına inanıyorum.

    ben AKP'ye oy vereceksem onların başarı veya başarısızlıklarına değil onların muhaliflerinin onların şahsında İslam'a ve Müslümanlara duydukları kinlerinden dolayı vereceğim. Ayrıca Habeşistan da Mekke de Taif de müslümanların yaşamak zorunda olabileceği yerler olabilir. Ama dikkat ederseniz Hz.Peygamber bir takım sebeplerden dolayı Habeşistanı tercih etmiştir. Bu bir kayma, inhiraf veya saf değiştirme değildir sanırım. Neden yaşadığımız mekanları illa ki kendi elimizle Mekkeye çevirelim. Hangi ortamlarda Sahabe daha rahat etti. Ayrıca kendi Medine'miz olana kadar bizim önümüzdeki seçenekler bundan daha mı fazla? Varsa onları da yapmaktan geri durmayalım....

    Bazıları AKP mefhumunun Müslümanlara ve müstezaflara mevzi kazandırdığını düşünüyor; bense İslami zeminimizi yitirdiğimizi&#8230; Ben bağımsız İslami kimliğin korunması nokta-i nazarından bakıyorum; onlar ise geçici bir maslahat ve &#8220;çaresizliğin girdabına düşmüş geniş kitlelerin onun yönetimiyle biraz rahatlaması&#8221; adına&#8230; Ben halka devrimci bir ufuk sunmak için didinmemiz gerektiğini söylüyorum, onlar ise teorik olarak bu fikre katılmakla birlikte pratikte &#8220;bu düzen içerisinde ancak bu kadarının olacağını&#8221; düşünüyorlar.


    Modern yaşamın dayatmaları bizi sonuca ve galibiyete şartlandırıyor. Müslümanlar olarak eylem ve amellerimizin hedefinin Allah rızası olması gerekir. Ancak biz eylemlerin ve amellerin sonucunu hep ön plana almaya başladık.

    Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »