Önce Kendime/Seçmece

''Efsaneler varlığa soru sormakla aşılabilir, soru sormak aklın dindarlığdır.'' Heidegger
ANIMSANMASI GEREKEN EN TEMEL ŞEY-lerden biri- hayatın diyalektik olduğudur. O ikilikler aracılığıyla var olur, o zıtlar arasındaki bir ritimdir. Sonsuza kadar mutlu olamazsın, aksi taktirde mutluluk tüm anlamını yitirecektir. Sonsuza kadar ahenk içerisinde kalamazsın, aksi taktirde ahengin farkında olamayacaksın. Ahengi tekrar tekrar uyumsuzluk tekip etmek zorundadır ve mutluluğu tekrar tekrar mutsuzluk takip etmek zorundadır. Her zevkin kendi acısı vardır ve her acının kendi zevki varıdr.
Kişi bu ikiliği anlamadığı sürece gereksiz bir ıstırabın içerisinde kalır.
Tüm ıstırabı ve tüm kendinden geçiren zevkleriyle bütünü kabul et. İmkansız olanı isteme; sadece kendinden geçirecek zevklerin olmasını ve hiç ıstırap olmamasını arzulama. Kendinden geçirici zevkler tek başına var olmaz , onların kontrasta ihtiyacı vardır.
(Osho)
''...Ağır ağır ölür, bir düşü gerçekleştirmek adına kesinlik yerine belirsizliğe kalkışmayanlar...''
Pablo Neruda
"İnsanlar hangi dünyaya kulak kesilmişlerse ötekine sağır."
Şivekar' ın Yolculuğudur
../
eskiler aramaz, iz sürerdi.
bilirlerdi evet'le hayır arasına belki
sokulduğunda
felaket gelir.
noksanı fark ederlerdi, çünkü bütünden
nelerin koptuğu besbelli.
dağılmak eskilerin dilinde
ufalanmak anlamına gelirdi
iz sürerlerdi irileşmek, ulaşmak, toparlanmak için
biz yeniler bir an önce dağılsak bari deriz
korkarız kaybolmaktan çokluk içinde.
şivekar korkmadı kaybolmaktan
daldı çokluğa can havliyle
dedi bulsam da hüsnü yusuf'u
onun gibi kaybolsam keşke.
kaç yıl geçirdi şivekar arayış içinde?
neler yaşadı?
biz yeniler yüz kızartan soruları hemen atlarız.
saklarız
arayan ve arayışın süre gittiği ortamın
yek diğerinden ne paylar aldığını.
dünyada
çözülürse dünyayı
ıssız kılacak bir çelişki vardı
bir çekişme vardı dünyada azgınlık fışkırtan
taraf olunduğunda.
aradı hüsnü yusuf'u şivekar
hep geciktirilmesi gereken o çelişkinin
susmayanı sağırlaştıran çekişmenin ortasında.
yalnız arayan bilir acımasını
aramamak acımamak demektir
küçümsenecekse
memnuniyet küçümsenmelidir
dünyanın dönmekten memnuniyeti
/..
İsmet Özel/Bir Yusuf Masalı/3. Bab
''Dildeşinden ayrı düşen yüz türlü nağmesi de olsa; dilsizdir!'' Yol Düşleri




Ey çocuk yüzün farkındalık kokuyor ve duruşun cennetten bir fidan vakarında.

Konu: Akıl
***
esSelam Aysima kardeşim,
soru sormaya vurgu yapmamız aklı putlaştırmak anlamına gelmiyor. Akıl elbette nakıstır bir noktadan sonra, bunun aksini iddia etmiyoruz. Lakin eğer akledebilen insanlar imandan sorumluysa bunun derin bir anlamı olmalı. Teslimiyet aklın gidebildiği yere kadar sorularla tefekkür edip, acz sınırına gelindiğinde varılacak bir hal. Bu soru sorma halie de teslim olmaya dair bir direnç hali değil bizim için.
Düzenleyen dilsizmutercim gün: 7/5/2009 saat: 04:24
Bağlantı »
Konu: -Acıkmanın doymadan önce geliyor olması gibi.-
Elbette soruların nasılı ve niçini önemlidir. Hakikati bulma çabasıyla, önce anlamak için sorarız, yani en azından buna talibiz. Sonra aldığımız cevaplara göre belki tasnif için belki ayıklamak için, belki daha derinden kavramak için yeni sorular sorarız. Pek çok defa bu niyetler girift bir halde eş zamanlı olurlar. Anlamak için sorulan soruların neticesinde bir reddiyenin ortaya çıkması soru sorma amacının da reddetme niyetiyle olduğu anlamına gelmez.
Bağlantı »
Konu: ...
Bağlantı »
Konu: soru sormak
Selam,
Soru sormak müthiş bir meziyettir. Doğru cevabı bulanlar doğru soruları soranlardır. Kur'an, bunun örnekleriyle doludur. Bir tanesi İbrahim (A). Kur'an baştan sona insanın sorularına / sorunlarına cevap değil mi?
Bağlantı »
Konu: soru sormak
Soru sormak. aklın dindarlığı.
ııhh, her zaman değil. hatta çoğu zaman. değil.
Soru sormadan önce başka bir soru sormak lazım; ne için soru sormak istiyorum ben? Soru sormak istememdeki görünür ve gizli amacım ne, niyetim: anlamak mı, dışlamak mı, aşağılamak mı, ego mu tatmin etmek mi, hizmet etmek mi, hizmet etmekse neye hizmet etmek, çıkar sağlamak mı, yıkmak mı, yapmak mı, özenti mi, tutku mu...?
Doğru mu peki sorularım Allah'ım; yanlışından soruların sana sığınırım, yalnız sana sonu hüsrana, dalalete düşürecek sorulardan. Sana yaklaştırmayacaksa eğer sorduğum sualler, uzak kılacaksa seni benden, beni senden içimde boğulsun da, dökül-e-mesinler dilimden o sorular.
Soru sormak. bir meziyet değil. meziyet, daha çok, teslim olmak, sükut etmek O'nun huzurunda, razı olmak, güvenmek O'na, dayanabilmek, sabır ve şükür etmek, ümit...
(diğeri eksik kalmış, bunu yayımlayın önceki yorumu silin lütfen)
Bağlantı »
Konu: anımsama
Bağlantı »
Konu: katkı 2
Kağıda dokunan kalem, kibritten daha çok yangın çıkarır.
S.Fobes
Kafası mum olan, ateşe yaklaşmaz.
ANONIM
- Hala öğrenci misin?
- Günlerimin sonuna kadar öğrenci kalacağımı umuyorum.
Anton Chekhow
Baba : Yemeğini bitir
Cocuk : Ağzım kelimelerle doluyken nasıl yemek yiyebilirim ki.
ANONIM
Bağlantı »
Konu: bir katkı
Selam,
" seni diğerlerinden farksız kılmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada kendin olarak kalabilmek dünyanın en zor savaşını vermek demektir. bu savaş başladı mı artık hiç bitmez..."(E.E.Cummings)
Bağlantı »