Kanatların Zekatı Ayaklar Üzerinde Durabilmek!

yukarıdan çekim olduğu için daha çok güvercine benziyor
ve tüysüz kısımları da kanatlarının altında kalmış gözükmüyor ama,
Bugün tam işe gitme vaktinde telefon çaldı işten izinli olduğum söylendi. Daha erken haberdar etmeleri iyi olurdu ama bu izin; dün gece evimde ağırladığım kuşcağıza yarayacak diye sevindim yine de. Dün okul önündeki işlek caddeye düşmüş çırpınırken rastlayıp, bir müddet avucumda tuttuğum ve yanına az bir azıkla korunaklı bir yere bıraktığım kuş baktım ki okul çıkışında hala bıraktığım yerde tir tir titriyor çiçeklerin altında yumulmuş bir vaziyette, buralar bilhassa geceleri hala çok soğuk olduğundan açık alanda bırakmaya kıyamadım, aldım yol boyunca avucumda tutar vaziyette eve getirdim. Eski bir ayakkabı kutusu belki annesinin yuvası kadar rahat değildi ama yine de pek tekin olmayan okul semtinde birilerinin oyuncağı olmasından iyidir diye düşündüm. Umarım o da benimle benzer bir hissiyata kapılmıştır.
Üzerinde uzun uzun duramadığı narin ayakları, yarısı bitmemiş, ara ara kırpık kırpık tüyleriyle garibim kelaynakgillerden gibi duruyordu. Avucumda önce hızla, pır pır attı yüreği, biraz çırpındı sonra emniyette olduğunu farkedip gömüldü iyice avuçlarıma. Kafasını içeri içeri büküp yakaza bir hale doğru seyirdi. Bir iki hapışırdı, sonra uykuya daldı. Gece görüştüğüm dostlardan biri kuş gribi olmasın yahu bu dese de yavrucağı bağrımıza bastık:) Sabah baktım ki hayli huzursuz bir çırpınış içinde, uçamayan bedenine karşın görünmez kanatları içinde bulunduğu ufak kutuya çarpıp çarpıp duruyor. Tekrar avuçlarıma alıp dışarıda uçuş denemeleri yapmasına yardım etmeye karar verdim. Aslında akşam kendisine uyku öncesi masal niyetine blogdaki uçuş denemeleri kategorisindeki hikayeleri okumayı düşünüyordum ama hemencecik uykuya dalınca bu fikrimden vazgeçtim. Zaten onlar benim üzerimde bile zor işe yarıyorlar diye hayıflandım. Evin arkasındaki yeşillik alanda bir kaç başarısız denemeden sonra birlikte dinlenmeye koyulduk. O uçamadı ben yoruldum. O ayaklarını sürüdü benim kanatlarım sızladı.

Sonra yolda karşılaştığım bir müslüman kardeşten yakınlardaki bir hayvan hastanesinin adresini aldım. Kuşcağızın görünür bir yarası olmadığından geze geze yolumuza devam ettik. Hastanenin kapısında yarım metreden büyük bir kaplumbağa karşıladı bizi. Görevli bayana durumu anlatınca bana yabani hayvanlarla ilgili bir birimin telefonunu verdi. Ben de hemen aradım. Telefonla yardımcı olan kişi, tarife göre; bulduğum yabani hayvanın belirgin bir yaralanması yoksa yoldan uzak bir yere bırakmamın uygun olacağını zira bu kuşların uçmadan evvel 2 hafta kadar toprakta kaldıklarını söyledi. Bırakmaya kıyamadığımı, kedilere yem olmasından endişe ettiğimi söyledim. Bu süreci tamamlaması gerek, kedilere yem olması da elbette bir ihtimal, dedi. Haklıydı, değil uçamayan, uçabilen kuşların bile böyle bir kadere sahip olma ihtimalleri vardı elbette. Yuvadan düşmüş de olsa, yabani olduğu için yoldan uzakta bu evreyi geçirebileceğini, ekledi. Kendsine teşekkür ettikten sonra, gerisin geriye uçuş denemesi yaptığımız parka gidip kendisine nehrin kıyısında korunaklı bir yer bulduk. Daha ben ayrılmadan gagasıyla toprağı eşelemeye başlamıştı bile. Dualarla veda ettim kaderdaşıma...
Düşündüm... Kuşların bile uçmadan önce kanatlarının zekatını vermesi gerekiyor/du toprakta kaldığı, ayaklarına bel bağladığı bu sureçle. Ne garip... Ödemeye çalıştığım/ız zekat/ları düşünüp biraz serinledim bu vesileyle, zekatın ardından kalacak/gelecek olanın arınmasına dua ederek... Dedim; şükredileceklerin sabır zekatı bu kadar ise, şimdiye dek yaşadıklarımızdan öte, Rabb'in lutfedecekleri ne bereketlidir kim bilir. Yeter ki hakkını verelim ödenmesi gereken bedellerin.
Dilsizmütercim:Meyem Rabia Taşbilek
''Dildeşinden ayrı düşen yüz türlü nağmesi de olsa; dilsizdir!'' Yol Düşleri




Ey çocuk yüzün farkındalık kokuyor ve duruşun cennetten bir fidan vakarında.

Konu: selam
Merhametlilerin en merhametlisi Rabbin merhametli kuluna. Rabbin ayetlerinden birine gösterdiğin merhameti Rabb de sana göstersin!
...
Size de Selam,
amin, hepimiz için.
..
.
Düzenleyen dilsizmutercim gün: 6/6/2009 saat: 22:37
Bağlantı »