Gecelik/1

Hava eflatuna calmis, karanligin libasini uzerine uzerine cekistirip dururken sehir bu gel gitin golgesinde yorulmus, renkten renge girer. Ara tonlarin feri tukendiginde ortaligi lacivert bir pazen sarip sarmalar. Once gunun tum yorgunlugu dibe coker. Sanirsiniz ki asfaltin uzerini gorunmez, yari gecirgen yogun bir tabaka kaplamistir. Sonra yavas yavas secici bir ruzgar guzel ve cirkini ayiklamaya baslar. Coplerin de ciceklerin de kokusu daha keskindir bu dinginlikte. Parfum reklamlarinin afislerine yakin burnunuz duser mesela. Gunun erken saatlerinde ise yarayan sanrisal yamalar dusmustur artik. Oysa kenar mahallelerde tenine parfum eli degmemis Havva ananin suladigi feslegenlerse sabahtan beri icinize ve disiniza musallat olan kokulari unutturacak kuvvette bir kudrete sahiptir. Gozlerinizi yumup soyle bir cigerlerinize cektiginizde bu anlami, guzel olana dair fikrinizin namusu tazelenir. Asil hatirlamaniz gerekenler aklinizin daginik cekmecelerinden baslarini cikartip size goz kirparlar. Ama pek coklari olumden korkar gibi feslegenleri koklamaktan korkarlar. Pahali parfumler alirlar bu eksikligi kapatmak icin. O hafizayi dagitmak icin yeni kokularin suh sarhoslugunda sendelerler oradan oraya. Kimi sirf bu yuzden coplukleri eseler, tozutur etrafa... Kendisi gibi baskalari da hissetmesin ister feslegen gibi dokundukca yayilan, dokundukca senin olan hakikatin, yalniz talibinin tenine yakisan kokusunu... 10/04/2009
*Tartışmalarımıza dair bir atıf değildir. Evvelce yayınlamıştım, yapmak istediğim yazı dizisinin bütünlüğü açısından yeniden yayınlıyorum.
Dilsizmutercim...
''Dildeşinden ayrı düşen yüz türlü nağmesi de olsa; dilsizdir!'' Yol Düşleri




Ey çocuk yüzün farkındalık kokuyor ve duruşun cennetten bir fidan vakarında.

0 yorum yazılmıştır