Ey Kavmim!/Halil Cibran

Ey Kavmim
Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin. Dönüp de bakmazsın ölülerine. Lut kavminden de değilsin sen, hazdan olmayacak mahvin. Acıyla karıldı harcın ama acıya da yabancısın. Ağıtları sen yakarsın ama kendi kulakların duymaz kendi ağıdını, Bir koyun sürüsünden çalar gibi çalarlar insanlarını ve sen bir koyun sürüsü gibi bakarsın çalınanlarına. Tanrı'ya yakarır ama firavunlara taparsın. Musa Kızıldenizi açsa önünde, sen o denizden geçmezsin.
Ey kavmim... Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin. Korkarsın kendinden olmayan herkesten. Ve sen kendinden bile korkarsın. Hazreti İbrahim olsan, sana gönderilen kurbanı sen pazarda satarsın. Hazreti İsa'yı gözünün önünde çarmıha gerseler, sen başka şeylere ağlarsın. Gündüzleri Maria Magdalena'yı 'fahişe' diye taşlar, geceleri koynuna girmeye çabalarsın. Zebur'u, Tevrat'ı, İncil'i, Kuran'ı bilirsin. Hazreti Davud için üzülür ama Golyat'ı tutarsın.
Ey kavmim... Sen ki peygamberlerinin dediklerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin.
Dönüp de bakmazsın ölülerine. Lut kavminden de değilsin hazdan olmayacak mahvin. Ama sen kendi acına da yabancısın. Kadınların siyah giyer, kederle solar tenleri ama onları görmezsin. Her kuytulukta bir çocuğun vurulur, aldırmazsın. Merhamet dilenir, şefkat dilenir, para dilenirsin. Ve nefret edersin dilencilerden. Utancı bilir ama utanmazsın. Tanrıya inanır ama firavunlara taparsın. Bütün seslerin arasında yalnızca kırbaç sesini dinlersin sen.
Ey kavmim... Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin. Sana yapılmadıkça işkenceye karşı çıkmazsın. Senin bedenine dokunmadıkça hiçbir acıyı duymazsın. Örümcek olsan Hazreti Muhammed'in saklandığı mağaraya bir ağ örmezsin. Her koyun gibi kendi bacağından asılır, her koyun gibi tek başına melersin. Hazreti Hüseyin'in kellesini vurmaz ama vuranı alkışlarsın. Muaviye'ye kızar ama ayaklanmazsın. Hazreti Ömer'i bıçaklayan ele sen bıçak olursun.
Ey kavmim... Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin. Ölülerine dönüp de bakmazsın. Lut kavminden de değilsin hazdan olmayacak mahvin. Ama arkana baktığın için taş kesileceksin. Ve sen kendine bile ağlamayacaksın. Komşun aç yatarken sen tok olmaktan haya etmezsin. Musa önünde Kızıldeniz'i açsa o denizden geçemezsin. Tanrıya inanır ama firavunlara taparsın.
Ey kavmim... Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin.
Halil Cibran
''Dildeşinden ayrı düşen yüz türlü nağmesi de olsa; dilsizdir!'' Yol Düşleri




Ey çocuk yüzün farkındalık kokuyor ve duruşun cennetten bir fidan vakarında.

Konu: düzeltme 2
Selam Omeyra,
Kur'an'da bir ifade var: "Bilmediğin şeyin ardına düşme" diye. Ben de bu uyarıya uymaya çalıştığımı düşünüyor(d)um. Yazı bir çok yerde Halil Cibran'a bir çok yerde Ahmet Altan'a nispet edilmekte. Halil Cibran daha önce yaşamış biri olduğu için ben yazının ona ait olduğunu düşünüyordum. Ahmet Altan'ın da ondan alıntı yaptığını düşünmüştüm. Kendisine durumu mail yoluyla sordum. Alıntı olmadığını yazıyı kendisinin yazdığını ifade etti. Halil Cibran'a soramadım tabii. Beyana itibar esastır. Sizleri de yanılttığım için özür dilerim. Merak ettiğim bir şey var şimdi. Farklı iki zamanda yaşamış iki farklı kişi aynı satırları yazabilir mi?
Bağlantı »
Konu: varsa bi cevabın kim olduğunu merak ettim.
***
Selam kardeşim,
bu sorunun muhatabı ben isem;
kardeşler, dildeşler tanışmadan tanıştırlar ya bir yerde muhtemelen ondandır.
Kim olduğumu konsantre bir cümleyle nasıl demeli bilemiyorum.
Aczim kimliğimdir, ismim Meryem Rabia'dır, mahlasım Dilsizmütercim,
Allah'ın bir garibesi işte... Hoş gelmişsiniz, boş göndermeyiz inş. hanemizden.
Hayırla kalasınız her dem, kardeşlik ve samimiyetle...
Düzenleyen dilsizmutercim gün: 6/6/2009 saat: 04:02
Bağlantı »
Konu: hayırlı cumalar..
Büyükannemi hatırlıyorum,dolayısıyle çocukluğumu.Uzun olaydı o günler;yere düşen ekmek parçasını öpüp başıma götürdüğüm günler.o zaman da inandığım gibi,Sahibinden bir öbür dünya var(sa eğer!),Orada da cumaysa bugün..Başında bulutlardan beyaz örtüsü,Büyükannem namaz kılmaktadır,namahrem eli değmez seccadesine;Mekke-i Mükerreme'den getirilmiş.
Dilerim duasında unutmasın beni;günahkar olduğumu hatırlayarak..
C.S.Tarancı
Bağlantı »
Konu: Aleykümselam Sukuti,
evet evet acizde onu demeyi murad etmişti... bir çok gazete de yayımlanıdı, hatta televizyonlarda Ahmet Altanın yazısı diye okundu durdu. O zaman bir kişi yok muydu acep Halil Cibran okuyan.
gerçi varmış ahmet abi:)
teşekkür açıkca düzeltiğiniz için.
dua ile, kardeşlikle...
Bağlantı »
Konu: düzeltme
Selam Omeyra,
Bazı sitelerde Ahmet Altan' a da nisbet edilen yazı aslında Halil Cibran' a aittir. Ahmet Altan alıntı yaptığını ifade etmemiş olmalı.
Halil Cibran (d. 1883 - ö. 1931)
Bağlantı »
Konu: bu ne tevafuk... :))
Halil Cibran ile bu denli müşterek düşünce, çok manidar.
aklıma gidip gelip duruyor, acaba daha başka kaç kişi ile bu kadar müşterekliği var:)
bu yazıyı okudukça hep kulaklarını çınlatıyorum Ahmet abinin.
dilsizim seninde çınlasın muhabbetle yüreğin...selam olsun üzerine can.
Bağlantı »
Konu: cibran'dan...
Selam,
"Acınız, anlayışınızı saklayan kabuğun kırılışıdır.
Nasıl bir meyvenin çekirdeği, kalbi Güneş'i görebilsin diye
kabuğunu kırmak zorundaysa, siz de acıyı bilmelisiniz." H.Cibran
Bağlantı »