< -Arzımız Irzımızdır!- - Tek kişilik gizli empatik örgüt! Bir delinin akıllıca sözleri ve bir akıllının delice düşleri! - Blogcu





"İsterler ki kağıtlarına sığsın düşüncelerim, saksılarına duygularım!" "Oy kullanma hakkının bir şeyleri değiştirmesi mümkün olsaydı çoktan yasaklanmış olurdu!"

8/8/2009

-Arzımız Irzımızdır!-



Arzımız ırzımızdır.

Her gece ırzına geçilen ve başka bir yerde her gece yine ve yeniden temiz, gürbüz çocuklar doğuran arzımız. Elem ve neşe, nefret ve şefkat, umutsuzluk ve umut, zulüm ve adalet, gece ve gündüz; arzımız, ırzımızdır. O ne kadar temizse biz de o kadar. Bir şeyler söylemek gerek. Bir şeyler yapmak gerek. Hakikatleri sürekli farklı formlarda tekrarlamak, azımsanmamalı... Hakikat dile gelir mi diyor birisi. Gerçeği olanın ifadesi olmaz mı? Tıpkı imanı olanın ibadeti/salatı, canı yananın haykırışı, taraf olanın tavır alışı, var olanın imtihanı olduğu gibi. Kendi kendimize hatırlamak için bile hakikatimizi dillendirmeye, tanımlamaya muhtacız. Yaşamak için bu tanımlara ve unutmamak için tekrarlanmalarına muhtacız. Birbirimize kardeşçe yaslanmak, birbirimize el uzatmak, uyarmak; paslanan kalbimize Rabbin şefkat astarını çekmesinden başka nedir. Unutup, hatırlamak, tökezleyip doğrulmak kaderimiz.

Arzımız ırzımız ve günden güne kirleniyor. Allah'ın arzda bizim ellerimizle görmek istediği, yaymak istediği adaleti rant ve iktidar hıslarına kurban etmenin yolları bir açıdan adaletle muamele etmek için verilebilecek mücadelenin yolları kadar çeşitlilik arzediyor. Fakat çoğunlukla pasif iyiler aktif kötüleri beslediğinden hayır ve şerrin birbirleriyle olan mücadelesinde aktif iyi havlu atıp duruyor.

Kimisi, kendi hırslarını meşrulaştırmak için dini katılaştırıp yahut seyreltip pazarlıyor. Hakikatten parçaları tırtıklayıp yine hakikati örtmek için/küfrüne kılıf kılıyor. Beriki de ideolojisi ve insanlık erdeminden, adaletten yana aynı tutumu sergileyip omugasızlaşıyor, onu menfaatleriyle takas ediyor. Fikrinin namusunu yaşantısında taşımayan, fikir, inanç namsussuzu insanlar her köşe başlarında paçalarından hırsın kiri aka aka karşımıza çıkıyor. Teketek yahut kalabalık halde medyada ve her yerde inandıkları şeyleri, -mış gibi yaptıkları şeyleri belki de- vicdanlarnın rahminden koparıp başarısız kürtajlarla parçalayıp, muhataplarının iştahlarına sunup duruyorlar. Miğdemizin bulanmaması içten bile değil. Tüm bu içler acısı insan manzaralarına rağmen neyi kabul ettiğine ve neyi reddettiğine akıl teri döken insanlar muhalifimiz de olsa samimiyetleri ve fikirlerinin namusunu taşımaları sebebiyle kımetlimiz, kardeşimizdir diye düşünüyorum. Sayıları her ne kadar az da olsa ve günden güne insanlığın yitiği halini alsalar da...

 



Allah'ın dininden her ne sebeple olursa olsun iskonta yapan da, kendince çaldığı kısımları örtmek için başka kısımlara zam yapıp zulmünü yeni zulümlerle yamayan da hakikati örtenlerdendir ve zalimdir! Sudanlı bir gazeteciye pantalon giydiği için kırbaç cezası veren de, İran'da Allah'ın, uyulmasını kulun iradesiyle anlamlı bulduğu kuralları insanlara dayatanlar da, kullarına adil ve merhametli olan Rabbin latif dinini ataerkil bir mantığa sıkıştırıp, tebaasına, topluma pompalayanlar da zalimdir! Türkiye gibi Sekülerizm, Laisizm vb -din-lerin şeriatını insanlara dayatan, başörtüsü ve benzeri yasaklarla, zorlamalarla zulmeden -sistem-ler de, varoluş takatini öteki ve ona dair nefretle uyguladığı şiddetten alanlar da zalimdir! Materyalizm, Kapitalizm vb -din-lerin şeriatlerine tabi olup emek sömürgecisi, hırs bağımlısı, koltuk sevdalısı, amaçlarına ulaşmak için tanıştığı, tattığı araçlara aşık olup onlara tapınma uğruna yaratılış gayesini, insanlık onurunu buharlaştıran, başkalarından gaspedip yığdığı mal varlığıyla zevk perestliğe soyunan, kendini müslüman tanımlayan yahut tanımlamayan kimseler de zalimdir! Zulme karşı tavır alırken ikisini birbirinden ayrı tutanlar da zalim ve adaletten uzaktır!

Arzımız ırzımızdır. Ve bizler hakikati örttükçe ve küfre/zulme sessiz kaldıkça bu hak tecavüzlerinden sorumluyuz. Taraf olmak tavır almayı gerektirir. Pasiflik bizi bir tarafa doğal bir akışta yerleştirir. Arzımız, ırzımızdır. O ne kadar temizse biz de o kadar. Bir şeyler söylemek gerek. Bir şeyler yapmak gerek...

Dilsizmütercim:Meryem Rabia Taşbilek

 


free page hit counter
''Dildeşinden ayrı düşen yüz türlü nağmesi de olsa; dilsizdir!'' Yol Düşleri
YORUMunuz için :: Paylaşmak için

2 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: Eren Çakım | Tarih: 2009-08-10 22:41:42
    Konu: ...
    Eline sağlık.

    Bağlantı »

  2. Yazan: sükuti | Tarih: 2009-08-10 09:21:46
    Konu: selam

    Selam,

    Yazıyı okumaya başlayınca aklıma ilk gelen ayet mealini yazayım:

    2/30: Bir zamanlar Rabbin meleklere:

    "Ben, yeryüzünde bir halife atayacağım."

    demişti de onlar şöyle konuşmuşlardı:

    "Orada bozgunculuk etmekte olan, kan döken birini mi atayacaksın?

    Oysaki bizler, seni hamd ile tespih ediyoruz; seni kutsayıp yüceltiyoruz."

    Allah şöyle dedi:

    "Şu bir gerçek ki ben, sizin bilmediklerinizi bilmekteyim."

    (Y. Nuri Öztürk çevirisi)

    Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »